Picture
Torba Yasanın mecliste kabulu ile birlikte hükümetin vaad ettiği “konut katkısı” da yasalaşmış oldu.

Buna göre, bankada Türk lirası cinsinden konut hesabı açanlara, asgari 3 yıl boyunca sistemde kalmaları halinde ilk ve tek konut satın alımlarında devlet katkısı ödenecek.

Devlet katkısı ödemesi, hesapta biriken toplam tutarın yüzde 20'sini ve azami 15 bin lirayı geçemeyecek.

Azami tutarı üç katına kadar artırmaya Bakanlar Kurulu yetkili olacak. Hak sahiplerinin tespitinden ve aktarılacak devlet katkısının doğru ve tam hesaplanmasından hesabın bulunduğu banka sorumlu olacak. Haksız olarak yapıldığı tespit edilen devlet katkısının ödendiği tarihten tahsil edildiği tarihe kadar geçen süreye gecikme zammı oranında hesaplanacak faiz ile birlikte bir ay içinde ödenmesi gerektiği Bakanlık tarafından bir yazı ile bankaya bildirilecek. Bu süre içinde ödeme yapılmaması halinde bu alacaklar, vergi dairesince anılan Kanun hükümlerine göre ilgili bankalardan takip ve tahsil edilecek.

Hemen halkımızın en çok talep edeceği soruları cevaplayıp, hesaplamaları yapalım:

1)      En kısa sürede, maksimum 15.000 TL.lik devlet katkısını almak için ayda ne kadar parayı bankaya yatırmalıyım? : Bugünkü mevduat faizi oranlarıyla, ayda 1.850 TL gibi bir para yatırırsanız 3 yıl sonra bu para 75.000 TL olur ve bunun %20’si olan 15.000 TLyi almaya hak kazanırsınız. Bundan fazla yapılacak ödemeler sizin daha fazla devlet katkısı almanızı sağlamayacağı için, bugünkü faiz oranlarıyla optimum rakam budur.

2)      Bu parayla hangi evi alabilirim? 3 yıl sonra 90.000 TL değerindeki bir evi bu parayla alabilirsiniz. Bu evin bugünkü değeri, yıllık %7 enflasyon oranı varsayarsak, bugünkü parayla 73.500 TL. eder. Bu fiyata, bugün İstanbul’da Beylikdüzü, Esenyurt, Başakşehir, Büyükçekmece, Pendik, Tuzla gibi yerlerde 70-90 m2, bahçe katı bir daire almak mümkün. Ama örneğin Antalya’da daha merkezi semtlerde aynı özelliklerde bir ev alabilirsiniz.

3)      Şimdi, devlet katkısını boşverip, bankadan konut kredisi çekip hemen bu evi mi alsam? Bu evi bugün alabilmek için cebinizde 18.500 TL peşinat olmalı ve 3 yılda almak istiyorsanız ayda 1.800 TL gibi kredi taksidi ödemelisiniz. Ya da, peşinatsız kredi kullanma imkanınız olursa aylık 2.400 TL ödemeyle bu eve hemen sahip olabilirsiniz. Alternatif olarak, 18.500 TL peşinat ve 10 yıl vadeli aylık 755 TL taksitle veya peşinatsız 10 yıl boyunca, ayda 1.000 TL gibi bir ödemeyle bu evi hemen alabilirsiniz. Bu şekilde 3 yıl sonra 15.000 TL devlet katkısı alacağım diye beklerken ayda 500-700 TL civarında bir kira ödemekten de kurtulursunuz.

4)      Yoksa, 3 yıl para biriktirip 15.000 TL. devlet katkısını da aldıktan sonra mı aynı evi alsam? Öncelikle, 3 yıl boyunca hiç kiranız artmasa ve hep 500 TL ödeseniz bile bu parayı mevduatta değerlendirseniz 3 yıl sonra 20.000 TLniz olur. Bu rakam 15.000 TL devlet katkısından daha fazla. Ayrıca, biz burada göz koyduğumuz konut undeğerinin 3 yılda yıllık %7 enflasyon oranında artacağını varsaydık. Artış daha fazla olursa 3 yıl sonra elimizdeki 90.000 TL ile hiç bir evi alamayabiliriz de… Zira devlet katkısı ile satılması hedeflenen konutlar, İstanbul için şu anda alabileceğiniz en ucuz konutlar. 2014 yılında, İstanbul’da konut fiyatları ortalama %25 artmıştı.

Beklentileri karşılayacak mı? Yoksa dağ fare mi doğurdu denecek, yorum size ait. Ben yorumlarımı  blogda 05.02.2015 tarihli NASIL DA İNANMIŞTIK VERİR DİYE BABAMIZ !.. başlıklı yazımda yapmıştım. İsterseniz linke basarak tekrar okuyabilirsiniz.


 
 
Picture
Haberi duymuşsunuzdur. Devlet ev alanların peşinatının %15’ini ödeyecekmiş. Sanırım herkes, ağzının suyu akarak, hemen bankalara koşup ev almak için peşinata para yatırmak üzere. Açıklamanın resmileşmesini bekliyor sadece…

Uygulama resmileşince, çoğu kişinin, yavaş yavaş sızmaya başlayan sadece yeni evlilere, 100.000 TLden düşük değerli konutlara, ev 90 m2den küçük olmalı, eski evlere olmaz, sıfır dairelere gibi şartlar sıralandıkça hayal kırıklığına uğrayacağına eminim.

Ama herkes halen, yine de iyidir bedava para hemen cepleyelim diye düşünüyor. Uygulamayı seçimden sonraya bırakıp, seçime kadar bu hayalle biraz daha oy toplarız, kurnaz halkımızdan diye düşünüyor politikacılar. AKP, konut vaadiyle halkı kandırmaya çalışan ilk parti de değil. Yani bu onların icadı değil ama her zaman fakiri ve “kurnaz”ı çok olan bu topraklarda hep işlemiş bir vaad. Başka bir ifadeyle 1991 yılında Süleyman Demirel ve 1995 yılında Tansu Çiller’in “iki anahtar” vaadinin “tek anahtar”lı versiyonu…

Vaat edilen rakamlara bakalım 100.000 TL değerinde bir ev almak isteyen, bankaya 25.000 TL peşinat vermek zorunda, devlet 5 yıl sonra bunun %15’ini yani 3.750 TLsini vermeyi vaat ediyor. 5 yıl sonraki bu miktarın bugünkü değeri 2.674 TL. Bugün yolda 3.000 TL bulan kişi sizce ne yapar? Koşa koşa hazır para bulmuşken ev almaya mı gider? Milletin ev alamamasının esas sebebi bu mu?

1989 yılında, TOKİ tarafından ihraç edilen Halkalı konut sertifikaları, 1996 yılındaki Ataşehir Gayrimenkul sertifikası olarak uygulanmış, ama her iki uygulamada da, günün piyasa koşullarında diğer yatırım araçlarına alternatif olamamış, değer artışı dolar bazında %8 ile %12 arasında gerçekleşmiştir. Bu tür sertifikaları çıkarırken ki çözüm getirilmek istenen sorun, vatandaşın kendi başına doğru tasarruf aracını bulup parasını enflasyona ezdirmeden yönetemeyeceği ve varsayım da ev fiyatlarının üç aşağı beş yukarı birim inşaat maliyetleri kadar artacağı olmaktadır. Oysa çözülmesi gereken temel sorun, ortalama vatandaşın çok harcama yapıp tasarruf yapmaması değil, geliri aşırı düşük olduğundan bırakın tasarrufu, geçinmeye para bulamamasıdır. Ama bunu çözmek zor tabii… Bunun yerine bas sertifikayı veya veriyormuş gibi yap konut yardımını. İte kaka peşinat bulsa bile banka kredi taksitlerini ödeyecek geliri olmayan çoğunluk, bu yönteme devlet tarafından iflasa itilmiş olacaklardır. Neyse ki bankacılar aptal değil. Geliri yeterli olmayanlara konut kredisi vermeyecekler ve bu vaat yine sınırlı sayıda kişiye fayda sağlayacaktır. Ama ekonomik değil siyasi mantıkla çalışan devlet bankalarının geliri yetersiz, borç veya kredi verilmemesi gereken kişilere devlet kesesinden talimatla para dağıtmaları da bu ülkede beklenmeyecek şeyler değil…

Son söz de, vaadi kendi yararlarına zannedip alkışlayan inşaatçılara. Elinizde kalan 100.000 TL.lik dairelerden 2.674 TL indirim yapıp bugün peşin satmayı mı, yoksa hiç indirim yapmayıp, 5 yıl sonra bugünkü 100.000TL.ye eşit bir fiyata mı satmayı tercih ederdiniz? Sizce bu vaat olmadan zaten bu evi almayı düşünen bir müşteri bugün mü alır, devlet katkısından da faydalanayım diye 5 yıl sonra mı alır?


arabamız evimiz
iki anahtarımız
nasıl da inanmıştık verir diye babamız.
Fikret KIZILOK / DEMİRBAŞ