Picture
Bu yazı dizisine (blog yazılarımı, 1 dakikadan fazla okuyamadığınız için dizi oluyor:), daha önce de blogda yer verdiğim bir kitaptan (Akıldışı ama Öngörülebilir, Dan Ariely) bir alıntıya ve sonrasında kendi yorumlarıma yer vereceğim:

Doğa bilimci Konrad Lorenz, kaz yavrularının yumurtadan çıktıktan sonra karşılaştıkları hareket eden ilk nesneye (genellikle bu anneleridir) bağlandığını keşfetti. Lorenz bunu biliyordu, çünkü bir deneyde kaz yavrularının gördüğü ilk şey kendisi olmuştu ve kazlar o andan itibaren ergenlik dönemleri boyunca sadakatle onu takip etmişlerdi. Bunun üzerine, Lorenz sadece kazların ilk kararlarını çevredeki mevcut duruma dayanarak verdiklerini değil, kararı verir vermez ona bağlı kaldıklarını da ispatladı. Lorenz bu doğal olguyu “imprinting” diye adlandırdı.

Öyleyse, insan beyni donanımı da kaz yavrusununki gibi mi? (maymun daha iyiyidi yahu!!!. H.A.:). İlk izlenimlerimiz ve kararlarımız “imprint” (damga, iz bırakma)hale mi geliyor? Eğer böyleyse, bu imprint’lerin yaşamımızdaki rolü nedir? Örneğin, yeni bir ürünle karşılaştığımızda, gözümüze ilişen ilk fiyatı kabul ediyor muyuz? Daha da önemlisi, o andan itibaren o ürüne para verme istekliğimiz üzerinde bu fiyatın (akademik dilde buna “çıpa” deniyor) uzun süreli bir etkisi var mı?

Görünüşe göre kaz yavrusu için doğru olan şey insanlar için de doğru. Ve bu, çıpayı içeriyor.

Bu konuyu doğrulayan deneyler ve sonuçları için kitabı alıp okumanızı tavsiye ederim.

Konunun ev fiyatlarıyla ilgisi ne mi? O da bir sonraki yazıya kaldı. Blog yazılarımı, yayınladığım anda takip etmek istiyorsanız, sayfanın üstündeki twitter butonuna basıp beni takip listenize ekleyin…


 


Comments


Your comment will be posted after it is approved.


Leave a Reply