Picture
1930 yılında İngiltere yollarındaki bir milyon araba 7.300 ölüme sebep olmuştur; 1999 yılında ise, 27 milyon araba 3650’den daha az ölüme sebep olmuştur. Aynı oranlar ABD için de geçerlidir. Şimdi, trafik kazalarından en çok etkilenen insanlar dünyanın yoksullarıdır. Her yıl, yollardaki ölümlerin% 67’si gelişmekte olan ülkelerde meydana gelmektedir ve ölenlerin% 67’si de yayalardır; Yeni arabalardaki güvenlik kontrolleri, hava yastığı ve ABS’li frenler gibi güvenlik bileşenleri, bakımlı yollar, içkili araba kullanmaya karşı yasalar, gelişmiş ülkelerin trafik kazalarından az etkilenmesinin nedenleri olarak gösterilmiştir.

Türkiye’de ise, 2013 yılında meydana gelen 374 bin 378 kazanın 3 bin 1’i ölümlü, 158 bin 164’ü ise yaralamalı olarak kayıtlara geçti. Kazaların en önemli sebebi yine sürücü unsuru oldu. TÜİK verilerine göre, 2014 yılı mart ayı sonu itibarıyla Türkiye’de trafiğe kayıtlı toplam 18 milyon 148 bin 386 adet taşıt var. Bunların yüzde 52’si otomobil. Yani Türkiye’de 2013 yılında 9 milyon araba 3.000 ölüme sebep olmuş. Bu durumda başa dönüp İngiltere ve ABD’nin rakamları ile bir karşılaştırma yaparsak, Türkiye’de trafik kazalarında ölme riski bu ülkelere göre 3 kat daha fazla olduğu sonucuna varabiliriz. Bu durumda Türkiye hangi ülke sınıfına giriyor sizce? Lafla biz geliştik demekle olmuyor. “Yeni Türkiye” nin farkını değerlendirirken, Türkiye sınıf atladı demeden önce, faiz, borsa ve dövizin yanı sıra bu rakamlardaki değişime de bakmanızı öneririm. Aslında bu oranlar ülkeler arasında insana verilen değerin bir göstergesi olarak da yorumlanabilir. Yani, illa ben ekranlardaki parite ve rakamlara bakıp yorum yaparım diyorsanız ben size buradan 2013 yılı itibarı ile “insan paritesi” rakamını da vereyim:

Şu an piyasalarda 3 Türk = 1 İngiliz veya Amerikalı ediyor.


 


Comments




Leave a Reply

    50 Gerçek

    Bu bölümde, size orijinali 2004 yılında basılmasına rağmen, dünyadaki politikacılar ve sadece kendi cebini düşünen toplumların çoğunluğu tarafından hiç ilgilenilmeyen konular olduğundan hala güncelliğini koruyan, BBC muhabiri Jessica Williams’ın yazdığı, ilk bakışta birbiriyle ilgisizmiş gibi gözüken “Dünyayı Değiştirmesi Gereken 50 Gerçek” (Türkçe baskısı Aykırı Yayınevinden çıkmış) adlı kitapta yer alan başlıklara, benim bazı eklemelerimle birlikte kısa notlara yer vereceğim. Hızlıca üzerinden geçmeden düşünerek okunması için haftada bir “gerçek” ekleyeceğim. Bir şey yapamayacağınızı düşünüyor olsanız bile hiç değilse haftada bir göz atın…