Picture
İnanılmaz bir şekilde, bu yiyecek kıtlığından kaynaklanmamaktadır. Dünya, tüm sakinlerini beslemek için her yıl yeterli gıda üretir. Sağlıklı beslenme, günde 2.500 kalori gerektirir; bir Somalili 1.500 kalori alırken, bir Amerikalı günde 3.600 kalori tüketir. Nobel ödüllü Amartya Sen, yoksul insanların sürekli bir gıda arzını güvence altına almak için paraları ve kendi besinlerini yetiştirebilecekleri kaynakları yok diyor.

Bu konuda pek çok kuruluş fikir ve çözüm üretmeye çalışıyor. Bizde yapıldığı gibi “ülke çapında belli bir kesime devletçe dağıtılan yiyecek paketleri” gibi bir öneriye hiç rastlamadım. Bu konuda, dünyada en çok öne çıkan öneriler ve başarı şartları aşağıdaki gibi özetlenebilir:

1)    Tarım Arazilerini Ele Geçirmeyi Önleme: Gelecekteki gıda arzı üzerindeki mevcut korkuların çirkin bir tarafı, Körfez’deki Arap ülkeleri ve Güney Kore gibi zengin ve tarım arazisi-fakiri devletlerin bazı az gelişmiş ülkelerin topraklarında tarım arazilerini kiralamaları veya satın almalarıdır. Bazı kuruluşlarca yürütülen yardım kampanyalarında, Etiyopya, Sudan, Madagaskar ve Kamboçya hedeflenmiş ve toplam alanı İspanya'nın boyutu kadar olan bir arazinin kazanılmış olabileceği belirtilmiştir.

Sorun: Kontrolü zor. Afrika'ya yönelik gerçek yatırımlarla, kendi yiyeceklerini yetiştirmeye ihtiyacı olan yoksulların arazilerine el konmasını ayırt etmek zor. Başarı Şansı: 3/10

 

Türkiye’nin bu konudaki tavrı oldukça çelişkili. Televizyonlarda tarım bakanlığı, tarım arazileri yapılaşmaya açılmasın derken, çevre ve şehircilik bakanlığı (birbirine tamamen zıt iki bakanlık aynı çatıda) alay eder gibi bu izinleri veriyor.

2012 yılı sonunda, Çevre ve Şehircilik Bakanı Bayraktar’ın verdiği bilgiye göre, yabancılara tarım arazisi satışının önünü açan 6302 sayılı yasanın yürürlüğe girmesinin ardından 6 ayda 6 milyon metrekareye yakın tarım arazisinin yabancılara satıldığını açıklarken, 2014 yılında, Batılı ülkelerin Afrika'da arazi kiralama yarışına Türkiye’nin de katıldığı, Türkiye tarihinde ilk defa devlet ve özel sektör işbirliğiyle Sudan'dan 99 yıllığına tarım arazisi kiraladığı, Nisan 2014’te yapılan anlaşmayla ülkede bulunan 780 bin hektarlık arazinin Türk yatırımcılarına açıldığı haberleri var.

2)    Spekülatörleri Engelleme: Mali krizden bu yana, büyük miktarda yatırım fonu parası diğer yerlerde olmayan getiriyi aramak için tarım ürünlerinin de işlem gördüğü emtia piyasalarına aktı. Piyasadaki küçük kusurları istismar edip volatiliteyi teşvik eden otomatik işlem sistemleri, geleneksel tüccarların fiyatları istikrarlı tutmak ve fiyat hareketlerine karşı korunma (hedge) işlemleri yapmalarını imkansız hale getiriyor.

Sorun: G20 ve G8’de çok tartışılan, emtia piyasalarında reform ve yeni düzenlemeler içeren uluslararası bir anlaşma, sorun ilk tespit edildiğinden daha yakına görünmüyor. Bankalar ve yatırımcılar piyasalara müdahale etmeye karşı güçlü argümanlar sıralıyorlar. Başarı Şansı: 3/10

 

3)    Az Biyo-Yakıt Üretmek: Fosil yakıtlardan kaynaklanan karbon emisyonlarını azaltma hedeflerine ulaşmak için baskı, zengin ülkeleri, şeker, mısır ve diğer gıda ürünlerini etanol ve biyodizele dönüştürmelerine sebep oldu.

Sorunlar: Birçok ekonomist, bu konunun gerçekten gıda fiyat artışları için ne kadar önemli olduğundan şüpheli. Gıda ve akaryakıt fiyatları sıkı bir şekilde bağlantılıdır, bu nedenle biyoyakıt üretimi gıda fiyatlarını düşürebilir. Gıda ürünlerinin bir kısmı her zaman enerji için kullanılmaktadır - 100 yıl önce dünyadaki tahılın % 10’u atları beslemek için harcandı. İkinci nesil biyoyakıtlar, gıda bitkilerini kullanmıyor, ağaç ve çalılar, bitki sapları ve diğer atıkları kullanıyor. Başarı Şansı: 1/10

 

4)    Daha Az Et Yemek: Et üretimi, gezegenin kısıtlı kaynakların savurgan bir şekilde kullanımıdır - bugün bile, tahıl bitkilerinin % 40’ı hayvancılık ve balık beslemek için kullanılıyor. Sığırlara verilen yemin sadece % 2,5’unun bizim tüketimimiz için kalori olarak ortaya çıktığı anlaşıldığından, yoğun sığır yetiştiriciliği, en verimsiz olanıdır. BM’in  2050 yılında fazladan 2 milyar ağızı beslemek için tarımsal üretimde % 60 artış olması gerekiyor demelerinin nedeni budur.

Sorun: Kollektif olarak insan diyetlerini düzenleyen veya değiştiren hiçbir uluslararası mekanizma yoktur, ve şimdiye kadar kıtlık dışında hiçbir model işe yaramamıştır. Başarı Şansı: 0/10

5)    Küçük Çiftçileri Desteklemek: Çoğu Afrikalı çiftçi, 100 yıl önceki bir ABD çiftçiden, daha az verimlidir. STK'lar ve hükümetler arasında, küçük çiftçileri eğitmek ve desteklemenin gelecekteki gıda güvenliği için mümkün olan en iyi çözüm olduğu konusunda görüş birliği vardır. Daha iyi pirinç ekimi ve sulaması, daha iyi tohumlar ve gübreleme gibi düşük teknoloji yöntemlerinde eğitim ve yardımın bir arada yürütülmesi, 20. yüzyılda Güney Asya’yı dönüştürdüğü gibi Afrika'da, yeşil bir devrimin kıvılcım olabilir.

Sorun: Zengin ülkelerin yardım sözlerinde durmadıkları kanıtlanmıştır. Genetiği değiştirilmiş ürünler zaten bu planların bir parçasıdır. Başarı Şansı: 8/10

6)    Bebek Beslenmesini Hedeflemek: "Yetersiz beslenmenin giderilmesi başarılabilir. Bu bizim için ulaşılabilecek bir şey" diyor Bill Gates Londra zirvesinde. Birçok şirket ve zengin ülke bunu çözmek için bir Afrikalı devlet liderliğindeki planı destekliyor. Bu konuda büyük gelişmeler zaten yapılmıştır. Çözüm, iyi beslenme teknikleri eğitimi ve hamileliğin başlangıcından itibaren anne ve çocuğun doğru besinleri almasında yatıyor. Genel olarak, kötü beslenme, yoksul insanları daha yoksul yapar - etkilenen ülkelerde GSYİH’daki % 11 düşüşten kötü beslenme sorumludur.

Sorun: Eleştirmenler, politika yapıcıların dikkatini, gıda arzındaki sistemik problemleri çözme işinden saptıracağını söylüyorlar. Başarı Şansı: 9/10

7)    Biyoteknolojiyi Yaygınlaştırmak: Genetik modifikasyonun vaatlerine inanılabilse, sağlık ve tarımsal verimlilik için büyük kazanımlar olabilir. Gen-eklenmiş bitkiler, kuraklık ve sele dayanmalarında yardımcı olabilir. Domuz ve tavukların sindirim sistemleri değiştirilerek, böylece insanlara gerekli olmayan gıdaları yemeleri ve daha az çevreyi kirletmeleri sağlanabilir.

Sorunlar: Bu teknolojide riskler vardır ve tatmin edici bir düzenleyici sistem yoktur. “Genetiği değiştirilmiş” fikri hakkında, özellikle Avrupa’daki kamuoyunun karşı olması, bu konudaki araştırma ve yatırımları durduruyor. Yosunla beslenen kök hücre etleri gibi daha güvenli fikirler ise hala üretime geçmekten uzak. Başarı Şansı: 6/10

8)    Yoksulluğu Azaltmak: Ekonomik büyüme, uzun bir süredir açlığın azaltılmasının anahtarı olarak görülmüştür. Daha çok ticaret, finansal serbestleşme ve serbest piyasalar gıda akışının, toplamda hiç açlığın olmadığı bir noktaya  doğru gitmesine yardımcı olmalıdır. Bazı ekonomistler, Çin'de, başarılı yoksulluğun azaltılması programıyla, 2020 yılına kadar artık orada aç insanların var olmayacağını tahmin etmektedir..

Sorunlar: Ekonomik durgunluk ve yardım harcamalarının düştüğü batı ile, organize etmek kolay değil. Daha da önemlisi, ekonomik büyüme her zaman açlık ve fakirliği azaltmamaktadır. Hindistan’da, son 10 yılda ülkenin büyümesine ragmen, çocukların kötü beslenmesi artmıştır. Başarı Şansı: 2/10



Son Söz: Çoğu kişinin ülke gündeminde “çok daha önemli” konular varken, bu yazdıklarıma bıyık altından güleceğini tahmin edebiliyorum. Ben de acaba ülke olarak bu konularda hiçbir çalışma yapmamakla, politika üretmemekle “çok mu akıllıyız?”, yoksa “dünyadan bu kadar kopukmuyuz?” ya da “bana ne dünyanın bu sorunlarından, benim kendi küçük sorunlarım bile herşeyin üstündedir” diyecek kadar bencilmiyiz? En son soru: Bu akıllıkla, geleceğe bakarak Türkiye “büyük bir Dünya Devleti”dir diyebilirmiyiz? Yoksa, geçmişe bakıp övünmeye devam mı?

 


Comments




Leave a Reply

    50 Gerçek

    Bu bölümde, size orijinali 2004 yılında basılmasına rağmen, dünyadaki politikacılar ve sadece kendi cebini düşünen toplumların çoğunluğu tarafından hiç ilgilenilmeyen konular olduğundan hala güncelliğini koruyan, BBC muhabiri Jessica Williams’ın yazdığı, ilk bakışta birbiriyle ilgisizmiş gibi gözüken “Dünyayı Değiştirmesi Gereken 50 Gerçek” (Türkçe baskısı Aykırı Yayınevinden çıkmış) adlı kitapta yer alan başlıklara, benim bazı eklemelerimle birlikte kısa notlara yer vereceğim. Hızlıca üzerinden geçmeden düşünerek okunması için haftada bir “gerçek” ekleyeceğim. Bir şey yapamayacağınızı düşünüyor olsanız bile hiç değilse haftada bir göz atın…